Anasayfaya Git / Tüm Haberleri Göster

İlk gençlik edebiyatından 10 seçme eser

Okumanın tadı edebi metnin ağırlığına göre değişebilir. Değişmeyen şey ise okudukça hayatın daha anlamlı hâle gelmesi. İlk gençlik çağındaki okurlar için 10 eserlik bir seçki hazırladık. Bu kitaplar arasında korku öyküsü de var Hasan Ali Toptaş romanı da.

SEVİNÇ ŞAHİN

İyi ki kitaplar var diyoruz ya, artık iyi ki kitap tanıtım ekleri ve dergileri de var demeliyiz. Kitap tanıtım ekleri ve kitap tanıtım dergileri yayıncılık sektöründe çok ehemmiyetli bir yerdeler. Bu ehemmiyet hem okuyucu açısından hem de yayıncılar açısından. Bu yayınlarda okuyucu, tercihleri için bir kılavuz bulurken, yayıncı da yayınladığı eserlerin okuyucuya ulaşmasını ve bir seçkinin oluşmasını müşahade etmiş oluyor ki, bu her iki taraf için çok değerli bir kazanımdır.

Her gün sayısız eser okuyucusunu bulmak için yola çıkıyor. Kimi çok fazla rağbet görürken, kimi kıyıda köşede sessizce keşfedilmeyi bekliyor. Bazen dikkatli bir okur çıkıyor ve o boynu bükük bekleyen eserin dünyaca tanınmasına neden olabiliyor. Özellikle de yeni yazarların eserleri bu aşamadan geçiyor, geçmek te zorunda. Yani kitaplar sadece içlerinde serüven barındırmıyorlar, onların yazılışları da bir serüven olduğu gibi, yayınlandıktan sonra ki yaşamları da bir serüvenler dizisi olabiliyor. Zaman eninde sonunda onları hak ettikleri yere taşıyor. Bu yazımızda ilk gençlik edebiyatından 10 eserlik bir seçki hazırladık. Nedir ilk gençlik? Hangi yaş ortalaması ‘ilk gençlik' içine girer? Sınırlar çoğu zaman kafa karıştırıcı olabiliyor. Biliyorsunuz kitap okuma hususunda, yaş ortalamalarında alt sınır var, üst sınır yoktur. En alt sınırda ki bir eseri okurken, her yaştan okur da aynı keyfi aldığı zaman biz o eseri “edebi” eserler arasına koyuyoruz. Edebi olarak anılmayı hak eden eserlerle tanışmak sadece şans işi değil doğrusu, aramak da lazım.

1) İçimdeki Müzik

İçimdeki Müzik, Timaş Yayınları'ndan çıkan, gerçek bir hayat hikayesinden esinlenerek yazılmış, umut ve hüzün dolu bir roman. Yazarı Sharon M. Draper, İngiltere'nin saygın Edebiyat Ödüllerinden Coratta Scott King Ödüllü almış. Eser 11 yaşında, beyin felci hastalığından dolayı, yürüyemeyen, konuşamayan, tekerli sandalyeye mahkum Melody'nin öyküsünü anlatıyor. Yazar Draper, hiçbir organına komut veremeyen ama beyni muhteşem işleyen Melody'nin, anne babası, arkadaşları, öğretmenleri ve komşuları ile ilişkisini ve onun kendini kanıtlama çabasını anlatıyor. Kitabı tek kelimeyle anlatmak gerekirse; “Asla pes etme!” diyen bir eser demek yeterli olacaktır.

3) Ozan Beedle'nin Hikayeleri

Harry Potter serisiyle tanınan J.K.Rowling'den bir kitap. Yazar ilk yedi kopyasını el yazısıyla tamamlamış ve resimlediği bu kopyaların altı tanesini Harry Potter'ın yolculuğunda kendisini yalnız bırakmayan altı kişiye hediye etmiş. Yedincisi ise geliri “Children's High Level Group” adlı hayır kurumuna bağışlanmak üzere açık artırmayla satılmış. Ayrıca bu kitabın dünyanın her yerindeki satışından elde edilen gelir de bu kuruma aktarılıyor.

Serinin son kitabı olan Harry Potter ve Ölüm Yadigârları'nı okuyanların hatırlayacakları, kitapta büyük önem taşıyan, olayların aydınlanmasında kritik bir rol oynayan bir iç kitap Ozan Beedle'ın Hikâyeleri. Kitap, beş farklı hikâye içeriyor. Hikayelerin isimleri de oldukça ilgi çekici: Büyücü ve Zıplayan Kazan, İyi Kader Çeşmesi, Sihirbazın Kıllı Kalbi, Babbitty Rabbity ve Kıkırdayan Kütüğü ve Üç Kardeşin Hikayesi. Her bir hikaye çok önemli mesajlar içeriyor. Aslında bunlara hikaye yerine masal demek daha doğru olacaktır. Yediden yetmişe herkesin severek okuyabileceği türden masallar.

Harry Potter dünyasının en sevilen karakterlerinden biri, Hogwarts'ın efsanevi müdürü Albus Dumbledore'un notlarıyla zenginleşen kitap bir masal kitabı olarak, bu dünyayı hiç tanımayan kişiler tarafından büyük bir zevkle okunabileceği gibi Harry Potter hayranlarına çok tanıdık gelecek karakterler ve hikâyeler içeriyor, akıllarındaki bazı soruların cevaplarını veriyor.

10) Kumsalda

Gençlik kitapları deyince bunların arasına bir de “korku” kitabı eklemek gerek. “Korku” bir edebiyat türü olarak kendini kabul ettirmiş durumda artık. Ve gençler arasında da popülaritesi yüksek bir kulvar.

İçinde korku öğelerinin anlatıldığı eserler aslında okuyucuya korkularla baş etme konusunda oldukça faydalı olan eserlerdir. Hepimizin dile getirdiğimiz veya getiremediğimiz korkuları vardır ve onlardan biriyle bir kitap sayfasında ya da bir film sahnesinde karşılaşmak bize faklı bir bakışın kapılarını açabiliyor. Ve bu da hayatımızı kolaylaştırabiliyor.

Mehmet Fırat Pürselim, soyadına inat, tekinsiz konularda konuşmayı çok seven bir yazarımız. Kitabın kahramanı Tufan, tatil için gittikleri yerde canı sıkılmakta ve İstanbul'a döneceği günü iple çekmektedir. Ama bir gece kumsalda yürüyüş yaparken ateş yakıp, etrafına oturmuş dört gençle karşılaşıyor ve aralarına katılıyor. Eserde hem bu beş gencin hikayesini, hem de onların anlattıkları, kimi zaman Türk- İslam dünyasına ait korku mitlerini barındıran hikayelerini, kimi zamansa farklı hikayelerini de okuyacaksınız. Kahramanlarla birlikte okurunu da her hikayeyle bir yolculuğa çıkarıp, tekrar o ateşin başına döndürerek iyi bir denge yakalamış yazar Mehmet Fırat Pürselim. Bu yolculuklar aslında o gençlerin iç dünyalarına yaptıkları yolculuklar ve dönüş herkesi memnun eden bir dönüş oluyor.

İyi okumalar yapmak, iyi yaşamanın şartlarındandır sevgili okur; iyi okumalar dilerim.


Kaynak: Yenişafak



Anasayfaya Git / Tüm Haberleri Göster